Dünya genelinde artan jeopolitik riskler ve dolarsızlaşma eğilimi, merkez bankalarının stratejilerini değiştirmeye başladı. Dünya Altın Konseyi’nin (WGC) son değerlendirmesine göre, uzun süredir altın piyasasında pasif kalan birçok ülke yeniden alım yapmaya hazırlanıyor. Bu gelişme, küresel finans sisteminde dikkat çeken bir dönüşümün işareti olarak görülüyor.
WGC yetkililerinin paylaştığı bilgilere göre, 2026 yılı boyunca merkez bankalarının altın alımlarını artırması bekleniyor. Özellikle küresel ekonomik belirsizlikler ve finansal riskler, altını yeniden güvenli liman haline getiriyor.
Uzmanlar, bu eğilimin yalnızca kısa vadeli bir hareket değil, uzun vadeli bir strateji değişiminin parçası olduğuna dikkat çekiyor.
Son dönemde dikkat çeken gelişmelerden biri de altın piyasasına yeni katılan ülkeler oldu. Guatemala, Endonezya ve Malezya gibi ülkelerin ya ilk kez ya da uzun bir aranın ardından altın alımı yaptığı belirtiliyor.
Bu durum, merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme stratejisinde önemli bir değişime işaret ediyor.
Yeni dönemde bazı ülkeler, altın alımlarını yalnızca dış piyasadan değil, yerel üreticilerden yapmayı tercih ediyor.
Bu stratejiyle hem yerli madencilik sektörünün desteklenmesi hem de kayıt dışı üretimin azaltılması hedefleniyor. Uzmanlara göre bu yaklaşım, iç ekonomik dengelere de katkı sağlayabilir.
Altın fiyatlarında son dönemde dikkat çeken bir gerileme yaşansa da talep tarafında zayıflama görülmüyor.
Ons altının kısa sürede sert değer kaybı yaşamasına rağmen, merkez bankalarının alım iştahını koruduğu ifade ediliyor. Bu durum, altının stratejik öneminin devam ettiğini gösteriyor.